Özgürlük Heykeli’nin Osmanlı Padişahıyla Olan İlgisi

Yalnızca Amerika’da değil, tüm dünyada özgürlüğün sembolü hâline gelen Özgürlük Heykeli’nin yapıldığı zamanlarda, dönemin Osmanlı padişahı ile şaşırtıcı ilgisini birçoğumuz bilmiyoruz.

1700’lerde Süveyş Kanalı’nın Akdeniz’e bağlandığı yere dikilmesi planlanması gibi, Özgürlük Heykeli ile alakalı birçok ilginç iddia bulunuyor. 

İlk olarak, nedir bu “Özgürlük Heykeli”? 

Özgürlük Heykeli, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) Adası’nda bulunan ve bağımsızlığı sembolize eden en ünlü anıtlardan biri. Heykel; Amerika’ya, Fransa tarafından hediye edildi.

Sağ elinde meşale, sol elinde kitabe tutan anıtın tabletinde, Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihi (Temmuz 1776) yazar ve heykel; tüm ziyaretçilere, günün her saati açıktır. 

Osmanlı İmparatorluğu’nun, heykelin yapım sürecinde dolaylı yoldan rolleri bulunuyor.

Fransız heykeltıraş Frédéric Auguste Bartholdi tarafından tasarlanan ve inşa edilen Özgürlük Heykeli için bazı finansal fon kaynakları gerekiyordu. Heykeltıraş, çeşitli yollar düşünmeye başladı.

Auguste Bartholdi, en sonunda, destek bulmak adına ülkeleri tek tek ziyaret etmeye karar verdi ve ziyaret duraklarından birisi de Osmanlı İmparatorluğu’ydu.

Sultan Abdülaziz, heykele katkı sağlamak istedi.

Dönemin padişahı Sultan Abdülaziz, heykelin yapımı için ufak da olsa bir finansal katkı sağlamaya niyetlendi fakat o dönemlerde iç politik durum ve mali sıkıntılar nedeniyle planları tam olarak gerçekleşmedi. Ancak bazı kaynaklarda, Abdülaziz’in küçük de olsa bir katkısı olduğu yazıyor. Yani katkıda bulunup bulunmadığı tam olarak netleşmiş değil.

Bazı iddialara göre, Özgürlük Heykeli aslında Akdeniz’e dikilecekti.

Gazeteci Murat Bardakçı’nın 2004 senesinde ileri sürdüğü iddiaya göre, heykel ilk olarak Süveyş Kanalı’nın Akdeniz’e açıldığı yere dikilmek üzere Mısır Hidivi Said Paşa Tarafından sipariş edilmişti.

Anıt tamamlandığında ise, böyle bir heykeli Müslüman halkının hoş karşılamayacağı düşünülerek Fransa’ya gönderilmişti. Söylenene göre, Fransa’da uzun yıllar bekleyen heykel, Amerika Birleşik Devletleri’ne daha sonra hediye edilmiş. 

Bu çeşitli iddialar; bazı yazarlar, gazeteciler ve tarihçiler tarafından kabul görürken bazıları ise böyle bir şeyin doğruluğunu tamamen reddediyor. 

Kaynaklar: Nation of Turks, Enterprise, Fikriyat

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir